birkaç saatimi, film endüstrisinin ışıltısını yansıtan renksiz bir film izleyerek renklendirdim. sonra da, üzerinden vakit geçtikçe beğenim sönmesin diye hemen hakkında birşeyler yazmak istedim.
hayal gücü geniş sahne ise bunu göstermek için sınırlıydı.sınırsız mekanlarda kayda alınan oyunları perdeye yansıttılar.
ses o zamanlar da geriden gelmekteydi.henüz görüntüye yetişemediğinden orkestralar hep yanıbaşımızdaydılar. öyleyse sinemaya smokinle gidilmeliydi. Oyuncular ya oradaysa, perdenin arkasında...
"people want new faces, talking faces"
filmde beğendiğim çok şey vardı. ses sinemaya bulaşmasa da film bitmese der gibi oldum. sanki biraz yeşilçam tadı vardı diyeceğim ama bunun sebebi mimiklerdeki abartı olsa gerek.
"there is one thing we could try" - a new thing!!!
değişim! değişime ayak uydurabilenler, uyduramayanlar, değişime sebep olanlar ve değişimle birlikte yok olanlar
Belki bugün bu filmi pijamamla bilgisayar ekranından izliyorum.belki 80 yıl önce bir sinema salonunda topuklu ayakkabılarım ve eldivenlerimle izlerdim.o gün izlediğim filmin ilk sahnesinde tap dance yapılırdı ve ben hayran kalırdım.Sonra bir gün 3d teknolojisi gelir ve filmler değişirdi.artık artistler dans etmez, seyirciler smokin giymezdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder