10 Mayıs 2012 Perşembe

16- Üçüncü Köprü

Bazı uykular guzel ruyalar bahşetmezler yada yorucu kabuslar. Yada görürüz o rüyaları fakat bize tesir etmediklerinden unuturuz uyanana kadar.
Uyandığımda hava kararmıştı. Aynı koltukta buldum kendimi. Camdaki yansımam hala Tracy'ydi. Ortalık hala sessizdi. Fiona koşa koşa yanıma geldi. Egilerek -sanki yanimda baskaları varmış ve Onlardan gizli birşey söylemesi gerekiyormuş gibi- "hanımefendi, telefonda sizi arayan victor adında bir bey var." victor victor victor... Hic şaşırmadım, ilk kez tanıdığım birinin bedeninde daha önce hic bulunmadığım bir otelde, eksik olan tek sey victor adındaki gizemli beydi ve o da şimdi telefonun öbür ucunda. "öyle mı" dedim -sanki bu telefonu bekliyormuşum edasıyla.
"alo?"
karşımdaki ses telasliydi. Aceleyle bir seyler anlatmaya çalışıyordu;
"tracy?sen mısın? Ben victor. Philipi aradım ama bir gemiden seyahatten filan bahsetti. Ne haltın pesinde bilmiyorum.sonra seni aramamı söyledi.nerdesin?yardimina ihtiyacım var.bak şimdi bişey sorma, gercekten zor bir durum.geldiginde herseyi açıklayacağım. Tracy? Tracy ordamisin? "
"evet.evet seni dinliyordum.neredesin?ben .. gelmeye çalışacağım.."
"tracy mutlaka gelmen lazım!adres.. :D sen Kaikyo köprüsüne gel. Ama acele et. Bu arada manzaranın tadını çıkarmak istersen i" aniden telefon kesildi. Geri aramaya gerek görmedim. Söylediklerinin devamını merak etmiyordum. Hatta bahsettigi köprüye gitmek de dikkatimi çekmiyordu. Ama yapacak daha iyi bir isim de yoktu. Guzel manzara vaadi beni cezbetmeye yetti. Çantama bir miktar para atıp otelden çıktım.kapida bekleyen taksinin açık duran sag camına egilip Kaikyo köprüsüne gitmek istediğimi ama paramin yeterli olup olmadigini bilmediğimi söyledim. Sevimsiz bir şofördu. Turistlerden hoşlanmayan tiplerden.gobekli.kareli gömlekli.biyikli."taksimetre ne yazar bilemem" dedi. Bindim taksiye.15 dakika sonra köprünün ayağına gelmiştik.burda ineceğimi söyledim. Taksicinin böyle uygunsuz bir yerde inip ne yapacağımı merak ettigini biliyordum.ama sesini çıkarmadı. Sadece geri dönüş yoluna girmek için köprünün karsı tarafındaki sapaktan dönmesi gerekiyordu.bu yüzden homurdandi.
Taksiden indiğimde ne yapacağımı bilmiyordum.dikkat çekmemek için kendimden emin bir ifade takındım.gelip geçenler, birini beklediğimi sansınlar istedim. Bu esnada birinin tracy diye seslendigini duydum. Victor denen adam olmalıydı.bana sesleniyordu fakat onu göremiyordum.yolun karşısına baktım, gözlerimi kısarak, arkamı dönüp baktım belki ortadadır diye.ama kimse yoktu. Olsa bile gördüğüm kisinin victor olup olmadıgından nasıl emin olabilirdim ki. Sonra tekrar seslendi; "tracy! Buradayım.asagi bak!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder