6 Mayıs 2012 Pazar

1912

bu kadar olur doğrusu! hayret ediyorum. kim açtı bize bu kapıyı? kim açtıysa tekrar açsın lütfen! çıkmak istiyorum. öyle bir bahçe ki kararsızlık ağaçları dallarını uzatmış her bir yana. kaçmak neye yarar. pişmanlık ısırganları da kol geziyor ortalıkta. bilirsiniz ısırganları, bir değdi mi artarak yayılır tüm kola veya bacağa. örtünmek gerek, başka türlü gezemezsin bu bahçede. pişmanlıktan kurtulmanın başka yolu yok. yada yem olacaksın yüzyıllık ağaçların balta görmemiş dallarına. kalmak ile gitmek arasında veya yalan ile doğru ve hatta konuşmak ile susmak arasında kararsızlığa boyun eğeceksin sonra. mutluluk için yaşarız. düşünür düşünür de neyin bizi mutlu edeceğini anlamayız, yokluğunu hissedene kadar. bazen iki hafta bekleriz çiçekleri açmış vişne ağacının dibinde. bir de çırpındıkça çamura bulanır, bahçede kamufle oluruz. kimse farkedemez varlığımızı, öylece bekler, yok oluruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder