17 Ekim 2011 Pazartesi

Kafka'nın Amerika'sı

Çok yakın arkadaşının Kafka'ya ihanetinin bize sunduğu armağanlardan biri 'Amerika'. Aynı zamanda çok yakın arkadaşımın bana 'hoşçakal' armağanı. Amerikaya uğurlama hediyesi olarak daha dahiyanesi düşünülemezdi şüphesiz. Bana Kafka labirentinin Amerika'da dahi varolduğunu gösterdi.
Karl Rossmann da diğerlerinden farklı değil.(Gregor Samsa, Joseph ve diğer Kafka karakterleri) Hepsi içlerindeki umuda tutundukça olaylar labirenti onları bulundukları dünyaya hapsetti. Akıllarını kurcalayan değersiz şeylerle boğuştular. Amerika'da bu değersiz bir bavul iken Şato'da şatonun sahibiydi.
Diğer bir ortak yön, labirentin duvarlarını yükseltmeye yetiyor. Hepsi hatalarının cezasını çekiyor fakat bulundukları çıkmaza sebep olan hatalar öylesine saçma ki, trajikomik durumlar doğuruyor.
Zavallı Karl Rossmann 16 yaşında düştüğü gülünç durumla başa çıkmak zorunda. Üstelik özgürleşmek için geldiği Amerika'da.
Benden farksızlar.Sizden de öyle.Labirentlere hapsolmuş durumdayız.Hemde saçma sapan şeylerin cezasını çekmek üzere.
Kafka'nın karakterleri kader ağına düşmüş kimselerdir.Onlar hiçbir olaya sebep olmazlar. Yalnızca kendilerine biçilen hikayelerle yüzleşmekle yükümlüdürler. Kalabalıklar içinde kaybolmuş kimselerdir ki bu kalabalıklar içinde yalnızlaşmak söylemiyle büyük ölçüde örtüşmektedir. Bu da benim, her türlü yalnızlıktan kendine pay çıkaran şairlerin sadece yazabilmek için bu duyguyu yarattıkları inancımı bir nebze törpülemiş durumda. Kafka anlatmış olmasa hayatta inanmazdım.

"A movement without end, a restlessness transmitted from restless element to helpless human being and their works!" -Amerika-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder