29 Ekim 2011 Cumartesi

Sarmaşık Sardı Zamanı

yalvarırım zaman dur gitme.
sahneye itme beni, üzerime doğmasın ışıklar,
ölmeyeyim henüz.biraz yavaş.
biz çocuktuk. kalp atışlarımız hızlıydı şimdikinden.dizimiz kanasa, yarası kapanırdı iki güne.tadını çıkardık.hem de öyle güzel çıkardık ki, damağımıza yapıştı anılar.dişlerimin arasında kırıntılar.
yanlışlarımız bizi yaşlandırmadan
zaman dursa bir kaç zaman
mikrofonda Stephen olsa yine,
someday dese. inse sahneden. kulağıma fısıldasa. someday dese.
yine de giderdik.hiç bir yere olmasa evimize giderdik. o eski tahta masada yaşlanacak değildik ya, nasılsa giderdik.kuzey kutbuna olmasa, ekvatora.
Stephen iyi şanslar dilerdi ben çıkarken.cam kapı üzerime kapanırdı.mutlaka kar yağardı dışarıda.ve cam kapı buğulanırdı. elimle silip son kez içeri baksaydım keşke. belki tanıdık bir yüz görür de vazgeçerdim.
sesin çok çirkin adam.katlanamıyorum seni duymaya.ne olur zaman bu çirkin sesle dolup bitme.biraz daha yavaş.ağır ağır geçsin saatler.dursan keşke.dur dediğimde yada canın istediğinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder