25 Kasım 2011 Cuma

4. Geçmişten bir gün

Eğer söz vermekten korkuyorsanız, başkalarının size söz vermesine izin vermeyin.Yoksa hep vicdan azabı duyarsınız. Bu yüzden içim rahattı. Geri döneceğime dair kimseye söz vermediğim gibi, beni bekleyeceğine dair de kimseden söz almamıştım.İndiğim durakta beni kimsesiz bir bavuldan başka bekleyen yoktu. ne bir tanıdık ne de bir sürpriz.Ama vicdanım rahattı.Benim tercihim.
İndiğim yer bir sahil kasabaydı. Evlerin çoğu eski ve bakımsızdı.En yükseği üç katlı.içine girmeseniz de hayal edebilirdiniz evlerin ahşap kokulu küçük odalarını.Böyle yerler gençlere huzur verir, yaşlılara keder.Zaten benim için yaşlılık ağır bir kederle eş değer.
Yamuk kaldırımların ortasından geçen dosdoğru yollar.yapıldıkları tarihte kalmışlar.arabaların yolu bu tenha sokaklara pek düşmüyor.sadece bir kaç mahalle sakininin teker izleri var.hangi tarihteyiz biz? bu gıcır ford Granada da neyin nesi? hızla girdi sokağa.nereye gitmek istediğinden emindi.alçak ahşap kapılı bir evin önünde durdu.içinden çocukluğum indi.şimdi hatırladım bu arabayı ve bu mahalleyi.Patlamış mısır ikram ettiğim ihtiyarı.ihtiyarın karanlık bakışlarını ve yalnızlığını hatırladım.o zamanlar yalnızlık hakkında bir fikrim yoktu tabi.karanlıksa görmeden gözlerimi kapattığım bir vakitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder