Latin dilinde sözler mırıldanıp, böyle hıçkırarak ağlamasa adını bilmediğim kadın, belki asla denemezdim gözlerimi açmayı.Ama biri onu susturmalıydı.Ağlama sesine katlanamam.
Kirpiklerimi araladım.Görmeme yetecek kadar ışık doluştu gözbebeğime.Karanlık ve yağmur yüklü bulutları gördüm.Demek hala gözlerim vardı.Duyduğum heyecanla, kısa bir süreliğine ağlayan kadının hıçkırıklarını yok sayabildiysem de fazla uzun sürmedi.Bir adım öteye gidip, doğrulmayı denedim. Gözlerimi açmak kadar kolay değildi doğrulmak.Ama başardım.Bu esnada üzerimdeki ağırlığın sebebini keşfettim.Toprak değildi.Toprağı ve bedenimi örten, şehri esir almış kuru yapraklardı.Ağaçlar bütün yıl biriktirdikleri kederi bir çırpıda silkinmişler gibi.
Kadın ağlamaya devam etti.Tam gidip teselli edecektim ki bir adam çıkageldi.Ona Melissa diye hitap etti, küfürler etti ve nihayet susmasını emretti.Bir kadına böyle davranılmamalı tabii ama benim muhtemel tesellimden daha etkili olduğu aşikar.Bazıları ne kadar farklı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder