21 Kasım 2011 Pazartesi

2. "la dispute" etkisi

Melissanın hıçkırıklarıyla uyanmış bulundum.yapraktan yatağıma dönüp baktım.bir süre dolaşıp gelsem eskisi gibi bulacağımdan emindim.ne kadar süredir orada olduğumu bilmiyordum.üstelik omzum fena halde tutulmuştu.hem burası rüzgar alan bir parktı.pekala daha iyi bir yer bulabilirdim.Eğer gerçekten ölmüşsem, umarım öyle değildir, bana istediğim gibi dolaşma izni verdiklerine göre, naklimi başka bir parka bile alabilirdim.Acaba neden cennete gitmedim.Buna sebep günahlarım yada cennetin varlığı.belki de cennet diye anlatılan aslında yaşadığımız yer ve ölüm bunu anlamamız için gözlerimizin önünden kalka bir perde.ben ölmüş olmalıyım.daha önce böyle şeyler düşündüğümü hiç hatırlamıyorum.
ağır ağır yaklaşmakta olan lokomotif sesini duydum.burası eski bir yerleşim yeri olmalıydı.tren sesine bakılırsa, raylar da vagonlar gibi uzun yıllar öncesinin imalatıydı.biraz şehri dolaşmak fena fikir değildi.hava alır geri dönerim diye düşündüm.trene yetişmek için koşar adım yürüdüm.tam durağa vardığımda tren kapılarını açtı.param olup olmadığını bilmiyordum.bindikten sonra ceplerimi yokladım.pantolonumun arka cebinde toplu taşıma araçlarında kullanılan şu hızlı geçiş kartlarından birini buldum.üstelik bakiyesi hayli fazlaydı.bu acıkana kadar gezebileceğim anlamına geliyordu.sahi ölüler de acıkır mı?
Zenci bir kadındı makinist.ben binerken bana bakıp gülümsedi.bende gülümseyerek karşılık verdim.ama tek kelime etmedim.hangi dilde konuşmam gerektiğini, o dili bilip bilmediğimi bile bilmiyordum.vagonun arkasına doğru ilerledim.vakit gündüz olduğundan yada şehrin popülasyonundan, trenin mavi koltuklarında oturacak boş yerler vardı.gözüme kestirdiğim bir tanesine doğru ilerledim.Yanına oturduğum Adam camdan dışarıyı izliyordu.İşe geç kalmış gibi endişeli bir yüz ifadesi vardı.arasıra bacağını sallıyordu sanki trenin hızlanmasına yardımı olacakmış gibi.henüz iki durak ilerlemiştik ki ilginç bir adam bindi trene.aslında ilginç olan adam değil de güç bela trene iteklediği pianoydu. pianonun altına 4 tane tekerlek ekleyip, taşınabilir hale getirmişti.bol bol sokak sanatçısının olduğu bir şehirde olduğumu hissettim ve böyle bir yerde uyandığım için şükrettim.adam trende kendine uygun bir yer buldu ki burası tam olarak benim en fazla 2 adım uzağımdaydı.sonra müziğini çalmaya başladı.daha önce duymadığım bir parçaydı.ama şarkı bittiğinde adını mutlaka soracaktım.ne yazık ki şarkı bittiğinde sormaya fırsat bulamadım.

1 yorum:

hande dedi ki...

Bence iyiki denemişsin böyle birşeyi. başkalarını bilmem ama bence çok iyi oldu. sürekli bana okuyacak birşeyler verdiğin içinde ayrıca teşekkür etmeliyim aynı performansı senin için gösteremediğim için üzülüyorum ciddi anlamda. tschüss!

Yorum Gönder